ir a principal |
Ir a lateral
- “yalnız kalabalıklara” adanmıştır -
I
bir gün daha yummuştu gözlerini kendi tükenmişliğine
bir gün daha söndürmüştü ışıklarını
hüzün, lambalarını yakmıştı
akşamsa hemen baş ucunda efkarın, akmayan gözyaşıydı
ve biliyordum bu şehirde
biliyordum, bu kaldırımları çiçeksiz şehirde
kör bir martı bile uçsa
kör bir
martı bile,
taş duvarlardan çok daha fazla, yalnızlıklara çarpardı …
bir gün daha düşmüştü camdan umutlarımın üzerine
bir gün daha sunmuştu riyakar gösterisini, özensiz
bense seyreylemiştim mecbur
sonrada her gece gibi yine onunla sessiz
sığınmıştık bu küçük odaya
sitemsiz,
figansız
ve suskun …
o ise durmuş, öylece bakıyordu
yüzü bir aynanın yanlışlığı gibiydi, uzak
gözleri yurdumdu sanki her sürgünlüğümde, sıla
nefesi, rüzgarıydı denizlerimin
esmiş,
savurmuş,
ve dinmişti, yorgun
benimse yüreğimde uğultusu kalabalıkların
kendime bağışlanmış kucağımdaysa, hiç sevilmemiş bir hiçlik
hissetmiş gibiydim az sonrayı
ve bu yüzden
ruhundan yaralı bir çocuk gibi
peş peşe iç ezberimden, tekrarlıyordum ismimi
ki bencillikten değil,
değil,
kimsesizlikten …
ve işte tam burasında
tutsam
adımı söylesem,
biterdi şiir …
bitmesin …
bitmesin …
II
iki matemli kara ağaç gibiydik şimdi, karşılıklı ve durgun
ve iki yana düşmüş kollar gibiydi çaresizliğim, kurak
o ise hala durmuş
öylece bakıyordu
yüzü bir aynanın yanlışlığı gibiydi, soğuk
kalbiyse
diyetiydi hayatın
sökmüş,
çıkarmış,
vermişti,
“al işte, seninle ödeştik ! ”
sonrada kalbi yerine kalan boşluğu
hatıralarla eskitilmiş bir deniz kabuğuyla gizlemişti
gözlerine baktım
baktı gözlerime
ve tam bir şey diyecekken
çekti bakışlarını hızla kaçırıp
çekme !
çekme !
çekme ah !
bırak, koymazdı bana karanlık …
duymadı …
duymadı …
duymadı …
III
üç hıçkırık
üç derin sancı
ve üç damla zehir gibi
acıyordu boğazımda bir şeyler
o ise hala durmuş
öylece bakıyordu
yüzü bir aynanın yanlışlığı gibiydi, yorgun
sükutu paslanmıştı kınında, yine de bütün cümlelerden keskin
ve bakışları
hani yargılanmış
hani tutuklanmış
sonra da infazı gelmiş gibi
dağınık,
dalgın,
karmakarışık
aniden uzattı ellerini
“bağla” dedi,
istemedim …
bir elim, kanatırcasına sıkmıştı avuçlarımdan birini
/böyle daha mı kolay oluyordu acıya sabretmek bilmem ki /
diğer elimse felçli gibi hissiz
parmaklarımsa, aralık
hani başka bir elin parmaklarıyla sanki çoktandır iç içeymiş
güçlükle çıkardım annem yadigarı mendilimi
kokladım, öptüm
sonrada “bu gözlerin için, bağla istersen” dedim,
istemedi …
“yalnız olmaz, birlikte” diye yalvardım
kabul etmedi
ve bir gecenin, bir yerinde
bir oda
dört duvar
ve tüten bir mum alevi şahitliğinde
çıktı, kırılacağı günü bekleyen eski tahta sandalyeye
ve son bir bakış
ve gözbebeklerime kısacık bir sarılış
vurdu ardından, kendi taburesine tekmeyi kendi
dimdik
gururlu
ve yine her şeyden güzeldi …
ve nefes
ve ışık
ve yine canımın bütün harfleriydi …
belli belirsiz bir ah duyuldu, o kadar
sessiz sedasız bir vedaydı, hepsi bu kadar
ve boynu tükenmişlikten örülü bir halatın ucunda
astı kendini
aşktı …
aşktı …
aşktı …
.
.
.
durmuşum şimdi
her şey gelip geçerken, ben geçmelere alışkın
durmuşum, bedenim sürüklenirken
toprağın kalbine saplı bir dağ gibi, çakılı kalmış ruhum
ve öylece,
öylece,
bakıyorum
yüzüm bir aynanın yanlışlığı gibi, yabancı
umudum kırgın bir çocuk gibi, inançsız
ve her gün ölmek, huyum
ve doğmak her gece ağlamadan, adetim
ki dönmüyorsam yüzümü yüzlerinize
ve çevirmiyorsam başımı seslenişinize
suç
sizin !
adımla çağırdığınız ben değilim
adımla çağırdığınız
ben
değil !
benim adım
üç kere,
üç kere,
üç
kere,
hüzün …
____ ^^
___________________________
: )
işte bir yıl sonu şeysinde daha birlikteyiz arkadaşlar : )
bir yıl daha bitti sayılır birkaç günü kaldı
kocaman bir yılın daha, içinden geçtik
yada kocaman bir yıl daha içimizden geçti, hangisini sayarsanız
umarım bu geçişten güzel izleri kalmıştır içlerinize
umarım sahici ve içten mutlu olduğunuz anlar, hatıralar birikmiştir
kırkınlık ve bezginliklerden ziyade..
kişisel değerlendirmemi yaptım ben bu yılla ilgili
hatta önümüzdeki yilla ilgili araştirma bile yaptim : )
ki güvenilir kaynaklardan aldiğım haberlere göre
/ yani bi yerimden uydurmuyorum : )
başkalarinın bi yerinden uydurduğu şeylere dayaniyorum
manasına geliyor demek bu : )/
işte o kaynaklara göre . ) güzide burcum benim
bu biten yılla birlikte
sonunda marsın satürnle
satürnün bilmem kimle yaptiğı sert açiyı sonlandırıp
artik daha güsel bi açiya geçeceği döneme girmiş
/ bütün bu gezegenlerin allah belasıni versin : )
lan sayisını unuttuğum kadar yildır iflahımı kesti
şunlarin sert açiları-ters açiları
uyumsuz geçişleri bilmem neleri ya . )
nasil nalet bi burçmuş bu arkadaş : )
12 gezegen ve ne kadar yildız varsa
bu kadar mı ters açi çakarlar bu burca canimdan bezdirdiler valla ya : )/
neyse ama bitiyomuş bu nalet dönem
yavaş yavaş 2010 la birlikte iyiye doğru bi geçiş yapacakmişım : )
ki bak onlar “biraz ve yavaş yavaş” demiş
ama ben olayin biraziyla bile coşarım : )
bunca tersliğin üstüne o biraz beni uçurur zaten : ))
işte bu kaynakları dikkate alıp
bu verileri üst üste koyunca daaaa : ))
savulun uzak doğunun zarif narin ve tatli hatunları : )
kaçilın buğulu ve hoş fransiz hatunları : )
ve açin kollarinızıı birbirinden çekici İtalyan dilberleri : )) diyorum
ve şimdiden
toplumu ve yerküreyi ve 7 milyar ahaliyi bu olguya hazirlamak
ve bu gerçekliğe geçişi kolaşlaştirmak için : )
ikibin on yıliyla birlikte aşağidaki her biri binlerce cilt ansiklopedi
onbinlerce sayfa araştirma ve
yüzbinlerce fasükul bilimsel veri kıymetindeki çalişmaları
sizlerle paylaşicam işallah ,,
ki şu an “hangi çalişmaları şafak,,ne olur biraz ip ucu
ne olur biraz kopya ne olur ne olurrr” diye kivranişlarınıız duyuyor gibiyim : )
ve işte bi kere daha kiyamayarak : ) /ki merhametli ben : ))/
şu belgeler,,,şu dökümanlar ve ahanda bu yazı dizileri
diye konu başliklarını veriyorum arkadaşlar : )
işte 2010 da değibilecek mevzular ;
- gün ışığında şafağı tavlama rehperi : )
- artı 30 derecede şafağı ayartma ve aklinı alma klavuzu : ))
- onun kanina girme
ve ruhunu boşver zaten direk bedenini ele geçirme el kitapçiğı : )
- gözüne far tutulmuş tavşan misali onu kucağiniza atmanın en kestirme tarifleri : )
- ve üç adimda şafağin gazozuna ilaç atma prospektüsü : ))
işte bu devasa hizmet,,işte bu şahane kıyak : )
işte bu süpermişşşş diyceğiniz bişeyler serisi : )
tümü,,hepsi,,önümüzdeki yil tüm kitapçilarda ve büyük marketlerde : )
ki bu sadece olayin tek boyutu sevgili blog sever
dahasi da mı var ?ötesi de mi aman allahım mı : )) diyen için geliyor şimdide
tabiî ki de var,,heralde de olacak : ) ve şüphesiz her şey sizin için : ))
yani olayin diğer boyutu olarak;
- şafağa tavlanmanın derin huzuru : )
- şafak tarafindan ele geçmeyi kolaylaştiran teknikler : )
- şafaın asilışını kolaylaştirma egzersizleri : )
- alternatif “ahh nasilda mayiştım hadi sarilıp yatalım” deme şekilleri : )
- şafakla formda kalma
ve onunla öpüşerek dünya barişına katkıda bulunma etkinlikleri : )
neyse işte böyle de eserler kazandirma
böyle de hayatiniza büyük kolayliklar sağlama için
nasil da çır çır çırpiniyorum gördüğünüz gibi : )
yaa yaa şimdi de siz düşünün bakalim hakkımi nasil ödiyceniz
nasil teşekküre boğacağınızı : ) der
ve yeni yılın bu son yazısında şimdiden hepinize ve kendime de
- tüm düşlerimizin ve hayallerimizin
hızla gerçek olacağı
özlemlerimizin kavuşmakla
eksiklerimizin tamamlanmakla bütünleneceği
ve olmak istediğimiz an bulutlarda
akmak istediğimizdeyse nehirlerle
ve hep,,hep,,hep,,en sevdiğimiz mevsimlerde
bir birinden güzel
ve huzurlu ve sahici sevdiklerimizle birlikte
güzel günlerimizin çoktan daha çok olduğu
bir yıl olsun
bu yaklaşan yeni yıl,, dilerim,,hepimize ve herkese…
öptüm : ) sarıldım : )
/ ya hayir bidaha öp,, bidaha sarilll,,diye israr etmeyin lütfen ama : )/
Get Your Own Player!
penceremde
yağmur
tık
tık
tık
belki birazdan kapı da çalar …
belki …
belki …
belki
de
çalmaz artık
.
.
.
çalmasın
zaten çalsa da,
gelen ne sen,
ne de ben olmayacağız
değil mi …
öldük biz, öldük
hiçbir şey kurtaramadığımız bir fırtınada
sonra da ayrı ayrı gömüldük
törensiz,
merasimsiz,
çiçeksiz
hayatın, yedi kat dibine …
*
penceremde
yağmur
pıt
pıt
pıt
gövdem yarım bir perde sanki
solgun bir kumaştan, uyduruk
acaba ne kadar zamandır bu pencere kıyısındayım
böyle rüzgarsız,
böyle kıpırtısız
sahi eskiden daha mı kısa sürerdi günün akşamlara devranı,
bilmem anımsar mısınız …
kimin için üzülmüş bilmem ama
gökten hala ölü hayaller yağıyor,
her bulut, bir hıçkırık
her hıçkırık, sevgilim
önümdeyse hiçliğe uzanan sokak, ıpıslak
geride yazdıklarım masada, susuyor
ilk cümlesi “toparla beni”
son cümlesi yırtılmış, öylece içimde duruyor
bardakta çay beklemekten soğumuş
radyo yorgun çalmaktan adeta sayıklıyor
yüzümde yabancı zifir soğuklar esmiş
saçlarım dağınıkmış
olsun,
kim görecek
penceremde yağmur
seyrinde ben
ve içimde usul usul demlenen, zamanın şarkısı ;
“sen unuttukça, hatırlatacağım inan,
hiç bıkmadan,
her şeyi … ”
*
penceremde yağmur
tık
tık
tık
belki birazdan kapı da çalar …
belki …
belki …
belki
de
hiç çalmaz
artık
.
.
.
olsun,
zaten kim bulacak
mavisi koyu bir şiirde saklanmış bir yüreğin tahta kapısını
ve kim, nasıl çekip kurulayacak
yağmur altında unutulmuş bir güvercinin mumdan bakışlarını
zaten artık aslında
içinden kimsesizlikler çıkan bir ağaç kovuğudur yalnızca
hatırlayan aşkı,
üstelik razıyım ben
razıyım
ve bütün kalbimle duacıyım
duacıyım, saçaklarıma
içime akıttıkları için
gözyaşlarımı …
penceremde yağmur
pıt
pıt
pıt
.
.
.
____ ^^
___________
: )
hani türk filmlerinde yada dizilerinde
ve genelde esas oğlan salağı / ki uyuzum alayina : )/
işte bu denyo esas oğlanin hani kararsızlıkla
öyle ne yapacağinı bilememezlik anlarinda : )
hani ayrılıkla, hatunla durumlarının
güvensizlikle yada bir seçim aniyla, bir yere bağlanma aşamalarinda
örneğin dizinin esas kızi, gidiyodur,,gidecektir,,eli kulağindadır : )
gitmek üzeredir falan böyle bi hallenmiştir bi sebepten : )
esas oğlanımizda bu sirada
hani sağda solda salak sepelek dolaniyodur sokaklarda : )
misal, hesapta hatunla buluştuklari gezdikleri yerleri filan dolaniyodur
ne bileyim hep gittiği bi kuytu biyer vardir oraya gidiyodur
yönetmenin keyfine kalmiş bakmişsın yağmur filan yağiyodur
ve bu mal arkadaşta öyle caddelerde : )
artis artist dalgin bakişlarla dolanip
ne bileyim hani öyle yola vurmuş mecnun gibi seyirtirken : )
kamera da allahin emri gibi şak diye filmin esas kızina dönüyodur : )
ki ahh ahh kiyamam : ) kızımizda ayni anda ayni hatiraları
geri dönüşler eşliğinde yeniden gözünde canlandıriyo
hatta bizim de gözümüze soka soka yaşatiyodur ya : )
işte tam bu ve buna yakın sahnelerin birinde dikkat edin
kesin bu esas oğlan uyuzunun yolu illa bi deniz kıyisina düşer genelde
ve bak sen şu allahin işine işte kiiii
orada sahilde de derme çatma bi barinak olmasin mı bahtina : )
sadece bu kadar mı ?
değil tabiî ki : ) o barinakta bi de o şapşal esas oğlanin
her derdini
her bi apişıp kalmişliğını
“aman gelse de dinlesem” diye sanki içten içe can atan
ve ne bileyim zaman zaman
önünde bi tenekenin içinde yaktiğı ateşi kariştırarak
yada öğleden önceyse çay,, ilkindi sonrasi yada akşam filansa da
rakıydı,,şaraptı takilan : )
mutmelen balikçı yada münzevi bi görmüş geçirmiş
ve her bi halti bilmekle kalmamiş olaylari özümsemiş
bi felsefeci amca vardir ya
hani hayati çözmüş,,adeta bi geçmiş zaman yaşam koçu tadında
bi filoz ihtiyar amca, olur ya türk dizilerinde ara ara
ki bu amcam da hep er yada geç şu mihvalde iki kelam edip
o şapşal esas oğlanın gözünü açar ya
şakkk diye jetonunu düşer ya o dakka bu mal arkadaşin
“hadi evlat,,git ona ve onu sevdiğini haykir,,haykirrrrrr
ve birakma onu,,hiççç,,hiçççççç,,hiçççççççç
koş evlat koş,,hadi çok geç olmadan” : ) der ya davudi sesiyle
o babacan balikçı amca
ve bu iki cümleyi duyan elaman da
sanki sirf bu cümleleri bekliyomuş gibi
birden kararinı verip koşarya sevdiceğine : )
işte bu amca,,bu halk felsefecisi ve bu kalabaliklardan kaçip
kendince bu şekilde inzivaya çekilmiş balikçı amca
bu güzide kurum : ) bu eşsiz insan,, bu yorgun yürek : )
dizilerden çıksa da,,gerçek hayatta da olsa
ne olurdu ? nasil olurdu ? acep diye hiç düşündünüz mü ?
düşünmeyin de zaten : )
ben üşenmedim, sizin için de düşündüm : )
ahanda muhtemelen günümüz şartlarina uygun bi kaç örnek ;
- koş evlat haydi koş, birakma gitmesine izin verme
seviyorsunuz siz ve yara olur bu gidiş aşka,,koş hadi durma evlat durma
- amcacim iyi diyosun hoş diyosun da
koşarak git et şimdi, diyorum ki onun yerine telefon var misal
açsam söylesem,,zaten 30 kontöre 1000 sms paketide var çok şükür
yazim iki mesaj ayni şey misler gibi
şimdi koş et ne alemi var be dayi bu devirde
- varya evlattt,,tam dayaklikmişsın sen harbiden
- konu felsefeden taşiyor mu bana mı öle geldi bi an
- hadi canim, bak sandalın küreğine yakınim yakmıim canını
: )
- hadi evlat birakma bitmeye,,,aşk kolay bulunan bişey değil
git ve haykir aşkinı, koş ve saril bir ömür
- ohoo babacim sende bi bağlamişın olayi ezberden koş sarril
uç haykir, bu ne ya bi dinlemiyon ki
benim sorunum o değil,, yani canim abicim,,
ben diyorum ki bi akil ver bi yol bi yöntem bi usül
şu feysbuktan iki hatun nasil kaldirılır, ortamlara nasil akılır
bi tiyo,, bi işaret bi bişi ?
- ha sen aşkın kederinden, sevdanın ateşinden değil de
bunlardan yana benden akil istiyosun ?
- tabi abicim, bana işaret fişeği ol,
ben kopar giderim zaten ondan sonra alemlere,,benim olayim bu ..
- hımm,,kızılcık var bildiğin budaklı meşe var hangisi ?
- ne manada kızılcik,, hangi anlamda budakli meşe ?
kavrayamadim ben birden ??
yani böyle ikonlar var da pokeleyim mi, hatunu feyste dürteyim mi ?
bunu mu demek istiyon bu mu işin püf noktasi ??tam şey edemedim ben ?
- yok bunlar bildiğin sopa ve kaçtin kaçtın
yoksa dürtülme olayina açiklık getirecem fiziksel olarak bizzat ve şu an !
- ama amcacim nerede kaldi felsefe,,nerede kaldi bilgelik
- bak hala konuşuyo ibiş,,gel lan sen !
: )
- ya işte amca böyleyken böyle
kiz bana o zaman sen beni sevmiyosun deyip gitti…
söyle,,söyle şimdi ne yapiiim ben ha ?
- bak evlat sen şimdi bir martisın çığlık çığlığa
bak, bak tipkı şu canim denizin üzerindekiler gibi
ve kanatlanmişsın bir kere, açilmişsın sevdanın göğüne
anla ki eşini bulmadan konmuycaksın yere
o zaman burada ne oyalaniyosun, niye ha, git hadi ve ona söyle
ve al eşini ve konun bi yuva yapin kendinize …
- hımm,,şimdi amcacim örnek iyi güsel hoşta
bu martilar tek eşli canlilar değil benim bildiğim,
ee otomatikman ben şimdi bunlar gibi martiysam
o zaman niye doğama aykirı hareket edeyim ki yani
her gün bi martinın peşine düşerim ohh missler gibi
- bunu vardın buna çıkarılmadın olayi yani
- ee evet marti dedin,,ee olay bu kafa yatti bak birden aydinlandım
- var ya,,siçtın gül gibi benzetmenin içine
ama neyse senin zihniyetini anladim ben,,öküzlerin en işgüzarısın
- hayda ama ayip olmuyo mu amca yaa
- git lan burdan ! bütün içsel dengemi
bütün aşmış ruhumu sıfırladın iki dakikada …
: )
- bak evlat sen şimdi eşini arayan bir mandasın ve düşmüşsün yol
- hopp hopp hopp !! ayip olmuyo mu bey amca ya şu benzetme
- ha doğru valla dalginlık işte be evlat,
bak oğul sen şimdi eşini arayan bir sazansin, yer yer bir lüfersin
- ohooo bunadın bence artık sen
: )
- bak evlat sen şimdi bi sülünsün,,bi kekliksin, bıldırcinsın
- birakk alah aşkina,,birak amcacim ya,
verceğin akli da, aşiliycağın felsefeyi de istemiyorum bu ne yaaa !
dakikada bitirdin karizmayi, duruşu ne varsa…
sülünmüş bildircınmış… bırak ya.
: )
- bende sevdim zamaninda be evlat,,ama bilemedim..bilemedim…
ama sen bil ve evlat,,koş,,koşşş ve kapilarında yat gerekirse günlerce
penceresinin altinda bekle, ve güven bana
seviyorsa evlat seviyorsaaaaa göreceksin içi razı gelmiyecektir
ve o gün evlat o gün ona söz ver ve bir daha asla onu birakma
- amcacim bunlarda hoş şeyler, sevimli şeyler tamam da
diyorum ki senin bu deniz kıyısi çardak
şu manzara vary a nefismiş nefis,,on numara mekan
biz buraya çift daire apartmanı diksek var ya
elimizi öpene satariz iki gün sürmez,,ne diyon ha bu fikre ??
- ne pis bi adammişsın lan sen ! bi avuçluk yerime göz dikmiş adiye bak !
- abicim, bilge adamsin,,akillısin zekisin, para diyorum,,çuvalla diyorum
girişimcilik devrindeyiz,,bütün köşeleri dönme çağindayız
nereye kadar böle iki bardak çay,,bi şişe şarap ya
- git lan burdan..gittt ve bi da gelme
yaziklar olsun içirdiğim çaylar,,şaraplar pis dünyani al da git!
: )
- demek öyle oldu ha evlat
- öyle be dayi,,ve böyle oldu tastamam herbişey
- ee seviyosun da ,,unutamiyosun da …
- yok be dayi ne mümkün,,dünya güzeliydi o
bi içim suydu,,var ya ondaki kaş,,ondaki dudak,,ondaki tat
endam salıniş eşi benzeri yoktu,,bal ne ki şeker ne ki ahhh ahhh
- hadi ya,,neydi telefonu versene sen şunu bi bana
- nee ? haa * anlamadim ??! len yoksa sen benim sevgilime mi yaziliyon
yaziklar olsun lan yaşindan başindan,,
bizde akil verecek bi yol çizecek sanıyoruz
- evladım sen beni yanliş anladin
- ya git nesini yanliş anliycam yalandın lan resmen
- salakcığım sen de öle anlatirsan sevgilini
yok bal ne ki şeker ne ki
yok işvesi endamı tadı,,az ağzını topla be
- ya yürü git be bilge dedik felsefe dedik,,
beni pozitif bilime düşman ettiniz şu dakkadan itibaren …
: )
- ee dayi ne diyosun durum bu
ne yapayim,,koşayim,,yetişeyim de gitme seviyorum diyeyim mi
ne yapayim yani nee işte neeeeeeee ?
- sen önce şu cebine attığin çaybardağinı usulca bi çıkar
sonada şu sopanin menzilinden çikma,,orada kalda kafanı yarayim
len allahın belasi kaç gündür geliyosun gidiyosun
insanlik yapip içtiğimiz çaydan,,şaraptan uzatiyoruz bi bardak
hayda bakiyorum ertesi gün bir bardak daha eksik
ne pis bi adammişsın lan sen ! bardağı çalmaya bie tenezzül eden
- aa hay allah nasil girmiş ki bu cebime,,
ya bak şimdi babacim olay şöyle ki
yada neyse en güzeli kaçayim ben demi
- bencede hem de hizla kaçsan hayrina olur geliyo değnek
- evet bak bu bilgece oldu,,evet evet kaçayim aydinladım birden
: )
- işte böyle be dayi…ee ne yapayim şimdi ben ha,,
söyle nasil anlatayim ona aşkimı ?
- ahh evlatttt ahhh,,bak şu denize,,görüyor musun
işte o denizle iyi geçinirsen,,deniz sana bakar
baliğının bereketine şaşar ezberletilmiş sezgiselliğin
darmadağın olur, her dalga bir ömür,
gider gider gelirisin köpük köpük
açarsın mavisine içini,,dehlizlerine çekersin tuzunu
böyle ilmek ilmek ruhunu yosunlarına dolarsın,
dolarsın daaa dalgasinda içsel bir dinginlikle
uyanırsın usunda deniz yıldizlarinın şarkısı
uyursun, gölgen şimdi derin deniz dibinin
yarlarinda, koyaklarında
vurgununda temellersen varoluşunun yalnizlığını
- ohoo babacim bi susss,,bi durrr,, kaptirdın gidiyon ya
gözünü seveyim,,ali topu tut,,koş sevgiliye saril saril saril
basitliğinde cümleler rica edeyim bu ne ya, yok sevgisel, yok varoluş
- len iki dakika bi havaya sokmadin insanı varya
iki bilge kelam ettirmedin ağiz tadiyla ya
- iyi de bi halt anlamiyom ki o zaman
- eee iyi iç çayini ziftlen de,,ne halt edeceksen et sona
- ee nerede kaldi halk felsefesi nerede kaldi bilge insan şeysi
- len bi git,,sabahtır bik bik bik bi susmadin
2 dakika sazı elimize alalım dedik hemen su yaptın…
: )
- işte böyle be balikçı dayi,,
şimdi ne desem nasil anlatsam sevdamı ona bilemedim..
- bana kalirsa evlattt…
- eee ?
- bana kalirsaaa …
- ee be dayi ???
- bana kalirsaaa
- eeeeeeeee !!
- salla beee,,salla boşverrr,,amannnnn düşündüğün şeye bak
- ohaaa ama bu ne biçim öğüt len !
: )
- işte böyle be amca,,ayrildık,,
şimdi her günüm keder her gündüzüm gece ne yapalim ?
- evlat,,eğer gitmek istiyosa birak gitsin,,
dönerse zaten senindir, dönmezse de zaten hiç sevmemiştir
- bu yani,,sms tadinda,, msn iletileri kivamında bi öğüt…bu mudur ?
- ha sen beğenemedin ?
paşamiza kelam beğendiremedik yani !!
doğru ya her gün bi yerimden yeni söz uydurucam size ben
her gün sıfır cümle yetiştiricem
bu tabi,,başka nee ? hadi naşşş şimdi uyuycam ben
feysime de uyuyorum durum iletisi girdim
yalanci çikmayım ahaliye
çok hassasım bu feysbuk konusunda
girersen de sende bi ara hayranim ol butonuna tikla total artsın
- pesss,,bitmiş…bitmiş valla bitmiş bu müessese
felesefeymiş,,bilgelikmiş,,yazik vala yazik…
: )
- dayi benim sorunum da
- şşşttt ! dayin değilim ben senin !
- ee ama bilge insan akil hocası şeysi ??
- lüfer var bak kasada kilosu 40, çipura 45
alcaksan al almiycaksan kapama tazgahın önünü
- günlerce ağlasam az gelir bu ne ama yaaa …
: )
- ee evlat,,kız meselesi değil mi ?
- ya yok,,haci şimdi pc yi ben formatladim da
bu c yi diyorum az daha ufaltsamda d sürücüsüne bi yedekleme yapsam
sıfır formata dalmadan bunu nasil yaparim ha ne diyosun ??
- bu ne lenn ? bu yani pc…nerede aşk çikmazı ? nerede sevda sarmalı ?
- babacim sen branş olarak tek aşka sevdaya mı fikslendin anlamadim ki ben
bilge adamsın diye geldik açtik sorunumuzu, beğendiremiyoruz
c yi diyorum kaç yapayım ? ne edeyim ?
- bariz forum muamelesi görüyorum şu an, devrimiz geçmiş
sen de git kendini çok öldürtmeden evlat,,koşş koşşş koşş uzaklara lütfen..
: )
bu kadar yeter : ) sıkıldim yaz yaz nereye kadar : )
kaçar bu ben : )
güzel olsun günleri sizin, görüşürüz : ) ki görüşelim : )
Get Your Own Player!
- birkaç kuru söz, hiçbir şeye engel olamayan güçsüzlüğümle birlikte-
gecenin siyah örtüsünde
saklı yaralar gibiydi kurşuni bulutlar
can soğuk …
pencerenin pervazında birkaç erkenci damla
kirpiklerim üşür mü bakarken ?
içimdeyse bir gitmek duygusu, kış günü yemyeşil
oysa hüzün,
ruhumda geçmeyen bir uçuk gibi
hani kaç kere dokunsam, o kadar kanamaya hazır
ve kırgınım hepinize,
şimdi, ömrümün ilk sigarasını yakabilir miyim izninizle ?
gece siyah,
bütün renkler uykuda
can soğuk …
nereye konsun yıldızlar yorulunca
gitmeleri, bu yüzden
ve zaman,
bir çirkin gerçeğe yenilmiş hayaller senesi
artık, bitsin
üstelik aşktan yana tek bir dikili taşım yok
fırlatsam kalbimi
boşluğuna gecenin
birinizin önüne düşer miydi yarına ?
tamam anladım, sessizliğinizi işittim
ve keşke ilişmeseydiniz
ben belki de sadece sigaradan ölmek isterdim ?
ruhum, hırpalanmış bir nesne gibi,
çarpa çarpa gövdemin içinde
can soğuk …
galiba bu şehrin duvarlarına benzeyecek bedenim benim de
öğrenilen bir şey mi acaba katılık ?
oysa kalmalarım hep pek iyiydi
susmalarımsa, muntazam
gitmelere çalışmalıyım galiba biraz, belki de artık çok geç olmadan
ve söylemeliyim hiç değilse bir kere,
hayat ya bu, bakarsın biri gelip alır elinden;
“beni öyle sakla, öyle sakla ki
yaşamın en güçlü dalgası bile
tek bir şey dahi, eksiltemesin benden …”
uyku,
uyaksız şu son geceme
can soğuk …
ki yumsam, gözlerimi kapayıp
akıp geçen ağaçlar çarpıyor yüzüme, bir otobüs camından
ve açsam, dayanamayıp
ufuk çizgisinde kırılmış bir dal
ve bir renk, yaralı
bir de, bir kadın çığlığı uzaklardan
kıvrılıyorum,
saçlarım bir gece ırmağı
ve körpe umutlarım, tedirgin
ki canlarınıza yakın akıtırken en kir tutmayan sularımı
sırf kurumasındı isteğim, ekinleri yüreklerinizin
ama, bitti
ve çok erkendi … çok erken …
şimdi siz,
ve sizin gözlerimdeki korkuyu göremeyen gözleriniz
bazı sabahlara eğer, yastığınızda bir ıslaklıkla uyanıyorsanız
bu yüzden
bu yüzden
bu yüzden
öldü çünkü gözlerimin bütün ateş böcekleri
bir akşam vakti
eve dönerken …
____ ^^
_____________
*
sadece 17 yaşında
ve üniversite sınavına hazırlanmak için gittiği dershanesinden
bir an önce evine dönmek için bindiği otobüste
bulunduğu yere fırlatılan
ve adına molotof dedikleri o pis icatla canına kast edilen
gencecik bir kızın anısınaydı,
ki bu gün toprağa verilen * /8 aralık 2009 – salı /
dilerim acıları dinmiş ve kendini iyi hissettiği bir yerdedir artık …
dilerim hiçbir yeri sızlamıyordur bedeninde ve ruhunda da
ve gücenikliği
bizlere yani gerideki bütün insanlara, incinmişliği
sonsuza dek affedilemeyecek kadar derin değildir …
ve ben özür dilerim kendi adıma
özür dilerim şu koskoca dünyada
yan yana ve insanca yaşamayı beceremediğimiz için
ve tarihin bütün çağlarında en iyi yapabildiğimiz şeyin
hep bir diğerini öldürmek
ve ilk fırsatta ötekini boğazlamak olduğu gerçeğini
değiştiremediğimiz için
çok, çok özür dilerim kendi payıma ondan gerçekten …
ki o, bir ay dayanabilmiştir
üstelik bütün acılarına rağmen
bir ay, dayanabilmiştir hayata tutunmaya
ve insan haliyle kalmaya, yaşamaya
bir ay çabalamıştır
oysa bazılarında insanlık
çoktandır o kadar bile dayanamıyor, uzun zamandır .
geleceği söylenen barış gelsindir şimdi
mazot ve kan bulaşmış ellerinizle
ölmüş insanlığınızın arasına
gelsin artık o barış, gelsin, ne çıkar …
o genç kızdı değil mi sizin barışınıza engeliniz
yakıp ölmesini de sağladınız ya şimdi
artık kalmadı değil mi, gelir barışınız …
oysa o gün belki de bir otobüsün en gencini
oysa o gün belki bir otobüsün en çok hayallere sahibini
gencecik bir kalbin heyecanlarını o gün
gözlerinin ışığını
sevenlerinin ona dair umutlarını
ve bir sürü şeyi ve daha fazlasını
yaktınız
öldürdünüz
çünkü barış ancak öldürerek gelirdi değil mi ?
bu değil mi ? hak
bu yani özgürlüğünüz sizin
eşitlik diye hiç susmayan ezberleriniz hani lafı geçince
hani kardeşlik, onurlu gelecek, bu mu ? bu mu anladığınız hepsinden
böyle mi gelecek sahiden ?
barış böyle gelen bir şey mi yani
hani masum ve savunmasız insanları öldürüp ve kaçarken …
neyse, neyse ve inanın size bile
o kanlı ve merhametsiz ellerinize hatta, yüreklerinize
belki bir gün bir parça merhamet
yada bir parçacık insanlık
gelir gelmesine de
o kızın artık yaşı hiçbir şeye yetemeyecek
bunun ne demek olduğunu biliyor musunuz ?
veya da bilmek bir yana, umursuyor musunuz bir parça ?
ve mesela şimdi bir araya geldiğinizde gülerek mi anacaksınız siz o günü ?
yoksa elinizi küçük bir mum alevine biraz tutunca hissettiğiniz o ağrının birazını
o yaktığınız kızın ağrılarıyla kıyaslamak
kaçıracak mı uykularınızı ?
hiç mi “ben ne yaptım bir cana kıydım demeyecek içleriniz ?
mesela aynaya baktığınızda
o kızın korkmuş gözleri hiç mi gelmeyecek aklınıza ?
veya bir sevgiliniz olduğunda belki bir gün
o ellerinizle dokunacaksınız değil mi ona da ?
içiniz hiç acıyacak mı kendi kardeşinizin saçlarını okşarken ?
katilliği bile süsleyecek
-ama-larınız,
-çünkü-leriniz olacak mı mesela yine ?
aslında kime anlatıyorum ki ? kime ? neyi anlatıyorum …
üstelik umurumda bile değil
artık ne yapacağınız
ne hissedeceğiniz,
ne hissetmiyeceğiniz
her şey boş, her şey, boş ve yalan
gerçek olansa şu;
o kız, hazırlandığı o sınava artık giremiyecek hiçbir zaman
ve okul ve sonrası bir hayatı olmayacak arkasından
güneş bir bahar günü gözlerinde gezinemeyecek bir daha asla
babası “eline sağlık kızım” diyemeyecek mesela hiç bir zaman,
elinden bir şey içerken
annesi koklaymıyacak onu yollarken
ve bakamıyacak uzun uzun arkasından kapıdan o bir yere giderken
kardeşlerine hep soğuk gelecektir o ev artık bundan böyle
ve özleyen hiç kimse sesini duyamayacak ne yazık bundan böyle
evet o, hazırlandığı o sınava hiç giremeyecek artık
ve ne yazık ki giremediğinden kazanamayacak da
ama siz
hep kalacaksınız, hep ve üst üste
adı insanlık olan bir sınavdan ve her defasında …
ve hiç affedilmeyeceksiniz
ki bizleri boşver, bizler artık çok unutkan olduk
ve bizden istendiği kadar, tepkisizleştik
ama en azından içi kızıyla birlikte yanmış bir anne
ve “kurtaramadım” dediği yerde bence yarı ölmüş bir baba
ve kardeşleri tarafından
hep ah ! la anılacaksınız.
ve ben, saygı duymuyorum
hiçbir zaman da duymayacağım sanırım
vahşiliği ve cinayeti özgürlük mücadelesi diye
ve savunmasız insanların soluklarına ve canlarına kast edip,
sonra da pişkince, barış kelimesini ağızlarınıza almanıza
ve bunları yaparkenki samimiyetsiz ve yalancı ifadenize
hiç ama hiç saygı duymuyorum
ve hiçbir şeyin
hiç
bir
şeyin
masum
ve yaşamak için çırpınan bir candan
daha değerli olduğuna
inanmıyorum …
ve bu iç sıkan konu bu gün
bazen sessizlik kabullenmekle dip dibe,
ve bazen susmak
önemsememekle birlikte, diye
bu yüzden, bu yüzden işte
çünkü,____ kabullenemedim.
tanrı, ailesine ve gerçek sevenlerine
dayanma gücü versin.
ve bütün yitip gidenlerimiz
dilerim ve inanıyorum da zaten şu an
en azından yeryüzünden daha iyi ve huzurlu bir yerdesinizdir … Get Your Own Player!