
gülüşümün işi yok
gülüşümün hiç işi yok
bıraksam kaybolur mu sokaklarda başı boş ?
ayaklarım yön bilmez
adımlarım zaten ürkek
salsam bulur mu
pencere kıyısı yol gözleyen bir çiçek ?
sorsam söyler mi yarasını kabuğuyla onaran ağaç
özlemek için
özlemek için önceden sevmiş olmak mı gerek ?
bilir mi
her gidişte bir güneşi öpen kırlangıç
aramak için ilkin kaybetmiş olmak mı lüzum ?
suyunun birazını hep uzaklara saklayan ırmak
anlar mı güvensizliğimi
dünümü gömdüğüm toprak küser mi bana gücenip
hem nedir ki külün sitemi, savrulup durmaz mı o en çok
ama sabredip de beklesem
beklesem yeter mi yürekte takat
yada kursam da uyusam çalar mı kalbim o gün
gelse
tanımaya kafi mi ömrüm ?
sorularım mı yanlış
yoksa ben mi yanlış soruyorum
ah !
ama gülüşümün işi yok
gülüşümün
hiç işi yok
bıraksam kaybolur mu sokaklarda başı boş ?
yüzüm lambasız kuytu sokak
gözümde bir üzgünlük ki ıslak
bütün soruları sussam da saysam deliliğe
ayrılır mı o zaman
ayrılır mı
tuzundan
yaş
?
____ ^^
